Sofralarımızdan Eksilmeyen Ekmeğin Bugünkü Halini Alması Ne Kadar Sürdü Biliyor muydunuz?

Bugün sofralarımızdan ayrılmayan ekmeğin aslında oldukça uzun ve detaylı bir tarihi var. Gelin bu uzun tarihi beraber keşfedelim.

Akşam yemeği saati gelince gözü önce ekmek arayanlardan mısınız?

Ekmeğin toplulumuzda önemli bir yere sahip olduğu kesin.

Hatta bu etki öylesine güçlü ki ekmek yemeden doymuş hissetmek mümkün değil.

Eğer siz de ekmek sevenlerdenseniz tam olarak neyden bahsettiğimizi biliyorsunuzdur.

Çeşitli formlarıyla ekmek dünyada da en çok tüketilen yiyeceklerden birisi desek yanlış olmaz.

İnsan vücudu için karbonhidratların ve temel besin maddelerinin önemli bir kaynağı olan ekmek, ayrıca kompakt ve taşınabilir olması ile binlerce yıl boyunca dünyanın dört bir yanından insanların tercihi arasında bulundu.

Ancak, ekmek tam olarak ne zaman tüketilmeye başlandı?

Bu konuda tam bir kesin cevap bulunmasa da araştırmacıların teorileri var.

Bilimsel araştırmalar, insanlığın en az 30 bin yıldır ekmek tükettiğini gösteriyor.

Ama başlarda tüketilen bu ekmek bizim tükettiğimizden oldukça farklıydı.

Tarih öncesi insanlar, tahıl ve su karışımından yapılmış bir tür lapa tüketirlerdi.

Sıcak taşlarda pişirilen ilk ekmek ile bugün sofralarımızda yediğimiz ekmek arasında uzun bir yol var. Ekmeğin evrimi üç önemli aşamadan geçti.

1. Fermentasyon.

Fermentasyon süreci, ekmeğin kabarmasına neden olan süreçtir. Günümüzde dünyanın bazı bölgelerinde tüketilmekte olan geleneksel ekmekler hala düzdür ve fermantasyon sürecinden geçmezler, örneğin Hint naanı veya Orta Amerika tortillası gibi.

Muhtemelen ilk fermente ekmek de bir kazaydı. İnsanlar, fermentasyon sürecinin hamurun dokusunu değiştirdiğini ve sonucunun daha hafif ve daha çıtır bir ekmek olduğunu keşfetti. Ticari maya üretimi ise ilk kez M.Ö 300 civarında, eski Mısır’da bulundu.

2. Rafine un üretimi.

Tarih öncesi dönemde, buğday taşla öğütülüyordu. Bu tarih öncesi un, tam tahıllı ham ekmek oluştururken kullanılıyordu. Mezopotamyalılar M.Ö 800 civarında un elde etme sürecini daha gelişmiş hale getirdiler ve böylece günümüzdeki un üretiminin temeli olan değirmenler ortaya çıktı. Elde edilen un, daha beyaz ve daha inceydi ve hızla daha yüksek statünün bir sembolü haline geldi.

3. Mekanik dilimleme.

Yüzlerce yıl boyunca ekmek evde kesilmek üzere büyük parçalar halinde satıldı. Ancak 1917’de Otto Rohwedder adında bir mücevherci ilk mekanik ekmek dilimleyiciyi yarattı. Başlangıçta, şirketler, ev hanımlarının zaten dilimlenmiş ekmek satın almakla ilgilenmeyeceğine ikna olmuşlardı ama Rohwedder’in makinesi 1928’de bir ekmek fabrikasında yer buldu. Hazır dilimlenmiş ekmek satma fikri büyük bir başarıydı ve sadece iki yıl içinde, mağazalarda satılan ekmeğin yüzde 90’ı dilimliydi.

Bütün bu tarihsel süreçler bugün sofralarımızda yediğimiz ekmeğin şekillenmesini sağladı.

İşte ekmeğin böylesine uzun bir geçmişi var.

Siz ne düşünüyorsunuz

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x